Çocuk Düşünce Merkezi
 
ÇOCUK DÜŞÜNCE MERKEZİ


SUNUŞ

Niçin çocuğu özne durumuna getirmeliyiz?
Çocuğa ait kavramlaştırmayı yapabilmek için önce çocuğu özne durumuna getirmek gerekiyor. Bize göre çocuk üzerine düşünmenin ilk şartı budur. Ayrıca, kavramlaştırma yapılmadan özneye yönelik felsefî açılıma ulaşma şansımız yoktur. Kavramlaştırmayı gerçekleştirememiş toplumlarda kaçınılmaz olarak genelleştirme eğilimi hakim olur. Her şey basitleştirilir. Basitleştirme ise hayatın anlamını çözmeyi zorlaştırdığı gibi düşünce gelişimini de engeller.

Hemen herşeyi konuşan fakat hiçbir şey üzerinde yoğunlaşılmadan kullanılan dilin toplumsal aklın harekete geçirilmesine olanak tanımayacağı kaçınılmazdır. Çünkü, gündelik dil ile hiçbir sorunun çözülme şansı yoktur.

Henüz çocuk kavramlaştırmasına yönelik köklü ve ciddi çocuk çalışması yapamadığımızdan, geleneksel çocukluk ile modern çocukluk arasındaki çocuk fırıldağımızı Batı eksenli çocuk bilgisi çeviriyor.

Modernliğini üretebilen bir medeniyet çizgisi ortaya koyamadan yeni bir çocuk okumasına yönelişimiz de mümkün olamayacak.

Mutlu bir çocukluk için önce değişen çocukluğu kavramamızı kolaylaştıracak yeni bir çocuk dili'ni keşfetme çabası içinde olmak, çocuğa yönelişin gereğidir. En çocuk yüzlü devrim, hiç şüphesiz bu yenilikçi çocuk okumasını yapabileceğimiz, değişen çocukluğun şifrelerini bulabileceğimiz yeni çocuk dili'dir.

Değişen çocukluğun dili'ni keşfettiğimizde marjinal çocuk gündemlerini kopyalamaktan hızla uzaklaşabileceğiz. Çocuk bilgisini ürettikçe de çocuk gündemlerini oluşturma çabası içine girebileceğiz.

Çocuk Vakfı, 3 Aralık 1990 tarihinde kuruldu. Kuruluş ve varoluş gerekçesi ise şu: çocukların kardeşliği inancından hareketle ülkemizin ve dünya çocukları'nın yanında olmaktır.

Biliyoruz, herkes zaten çocuklarının en yakınında olduğunu söylüyor. Bu ise yalnızca duygusal bir duruş olabilir; çünkü gerçek hayat bu duygusal duruşu doğrulamıyor.

Modern dünyanın tasarladığı, adlandırdığı ve dönüştürdüğü yeni çocukluk çizgisini anlamaya çalışırken "Sözleşmeli Çocuk Çağı"nda yaşamamıza rağmen tüketilen ve sömürgeleşen bir çocukluk olgusu ile her an yüzyüze geliyoruz. Bu nedenle Çocuk Özgürlüğü'nün ve Çocuk Hakları'nın savunuculuğu Çocuk Vakfı'nın gündeminde ilk sırada yer alıyor.

21. yüzyıla girerken çocuk konusunda da suskunluk sarmalı'nı sorgulayamazsak bu yeni bin yıl da çöküşle başlayacak. En azından Dünya Çocuk Göstergeleri bu görüşü doğruluyor. O halde hayata geçireceğimiz Toplumsal Çocukluk Projemiz ne olmalıdır?
Medeniyet merkezli, yerli duruşu ve değerleri önceleyerek çocukluğu evrensel bir dil kuşanarak, yeni bir çocuk okuması yapmamız gerekiyor. Kayıp halkaları yerli yerine koyabildiğimizde suskunluk sarmalı'nın etkisinden kurtarmış olacağız. Bunun için de önce çocuğa ait bilgiyi yeniden üretmek zorundayız.
Çocuk Vakfı, çocuğa adanmış çocuk yüzlü bir yolculuğun felsefî, psikolojik, pedagojik, sosyolojik bakış açıları'nın çocuğa odaklanarak, toplumsal çocukluk projesi'nin daha bütüncül çerçevede gerçekleşebileceğini yalnızca hatırlatmıyor, çocuk entellektüellerine çağrıda bulunmayı aynı zamanda görev kabul ediyor. Çocukla ilgili her alanda katılımı, paylaşmayı ve dayanışmayı öneriyor.

Türkiye'nin aydınlarının çocuk alanındaki düşünceleri ile Toplumsal Çocukluk Projemizi oluşturacağımızı umut ediyoruz.
Düşüncelerinizi bizlerle paylaşmanız dileklerimizle...

Mustafa Ruhi Şirin
Çocuk Vakfı Başkanı