| |
TÜRKİYE GÖNÜLLÜ ÇOCUK DOSTLARI
ÇOCUKLAR İÇİN BİRARAYA GELME ÇAĞRISI
Çocuk Öncüsü Olmak
Yaşlı adam yaklaşır okyanusun kıyısına ve seslenir çocuğa:
-Niçin okyanusa atıyorsun deniz yıldızlarını? Zaten gücün de yetmez ki hepsini toplamaya. Yaptığın işin de anlamı yok!
Deniz yıldızlarını kurtarmaya çabalayan çocuk, şaşarak
seslenir adama:
-Hepsini okyanusa atamayacağımın farkındayım. Fakat, okyanusa atmayı başardığım deniz yıldızları için yaptığım işin anlamının çok büyük olduğunu iyi biliyorum.
Çocuk öncüleri de kıyıdaki deniz yıldızlarını okyanusa geri
atan çocuğa benzer daha çok.
Hep çocuğa dönüktür yürekleri, yüzleri ve eylemleri.
Sevgi, şefkat ve sosyal duygu yüklüdürler.
Biraz da çocuk gibi şaşarak ve her an yeniden
başlamak isterler hayata.
Güzel olan her şeyin zor elde edildiğini de iyi bilirler.
İnsanlığı çocukların ilerleteceğini de.
Bilge duruşludur çocuk bilgeleri.
Güler yüzlü, heyecanlı, biraz romantik ve de ciddi.
En belirgin işaretleri, çocuklara dönük yaşamaktır.
Çocuk yüzlü devrimlerle dünyanın daha güzelleşeceğine
inanırlar.
Yoksulları alınlarında bir çizgi gibi taşımaktan asla yorulmazlar.
Her yeni gün yeni bir çocuk bildirisini yaşamak için çocuk
dünyasına karışırlarken, biriktirirler sömürülen ve tüketilen
çocukluğu.
Beyazlarla barış yapmaya gelen Kızılderili kabile reisi,
buluşma yerine yaklaşırken yolda bir çocuğun dövüldüğünü
görür: "Ben" der Kızılderili Reis, "Çocuk döven barbarlarla
barış görüşmesi yapmam!"
Çocuk öncüleri Kızılderili Reisle akrabadırlar. Bu cehennemi
döngünün, bu vahşi dünyanın, çocuk öldüren bu çağın
postmodern barbarları ile hesaplaşmaktan çekinmezler.
Çocuk öncülerinin ırkları, ülkeleri, kıtaları yoktur.
Çocuklara o kadar yakındırlarki oyunların adları ile çağırırlar
çocukları. Ve dünya ev'cikten büyük ev'e yolculuktur onlar için.
En yoksul ve zengin çocuğun düşsel ve gerçekçi alfabesini
okumayı bilir çocuk bilgeleri.
Çocuklarla çocuklaşmanın şifreleri bağışlanmıştır çocuk
bilgelerine.
Çocukların dünyasına mı karışmak istiyorsunuz?
Çevirin yüzünüzü, yüreğinizi çocuklardan yana.
Kutlu olsun çocuksu yolculuğunuz.
Sevinciniz hiç eksilmesin!
Birçok çocuğa adanmış yürek gibi Gabriela Mistral de
Çocuklar İçin Biraraya Gelme Çağrısı yapmıştı: Gereksinim
duyduğumuz şeylerin birçoğu bekleyebilir: Ama ÇOCUK
bekleyemez. Şu anda onun kemikleri olgunlaşmakta,
kanı çoğalmakta ve duyuları harekete geçmekte.
Ona "Yarını Bekle" diye cevap verilemez.
Onun adı "Şimdi"dir.
Çocuk Vakfı, Türkiye Çocuk Hareketi'nin
başlayabilmesi için çağrısını tekrarlamayı bir görev
kabul ediyor: Mutlu bir çocukluğun yaşanacağı
bir dünya için çocuk'ta buluşalım.
Mustafa Ruhi ŞİRİN
Çocuk Vakfı Başkanı
MUTLU BİR ÇOCUKLUK İÇİN
Türkiye'de çocukluğun anlamı nedir?
Bu soru önce çocukluğun birşeyler kaybettiğini düşünmemizi sağlıyor.
Çocukluğa ait benzer soruları çoğaltabiliriz.
Niçin üzerinde en çok konuştuğumuz anahtar sözcük çocuk'tur? Okul çağına geldiği halde çalışmak zorunda bırakılan çocuklara yönelik kim ne yapıyor? Şiddete, her türlü kötü alışkanlığa maruz kalan çocuklar için hangi tedbirler alınıyor? Ya da alınan somut tedbirler yeterli oluyor mu? Çocuk suçlarındaki artış nasıl önlenebilir? Dahası çocuk mu sanık sandalyesine çıkmalı biz yetişkinler mi? Çocukluğu tüketen, kıskacına alan sorunlar yalnızca ekonomik midir? Çocuk yoksulluğu ülkenin makus talihi haline mi geliyor?
Çocuk merkezli soruları çoğaltabiliriz; ancak bu sorulara vereceğimiz cevaplar kesinlikten yoksun olduğu gibi çocuk haritamızı kuşatıcı olmaktan da uzaktır. Çünkü, Türkiye'de mutlu bir çocukluğun yaşanması için gerekli olan göstergelere henüz sahip değiliz.
Ülkemizde ve dünyada çocuk duyarlığı hızla zayıflıyor ve aşınıyor. Çocuğa verilen değer bu aşınmaya paralel olarak her geçen gün azalırken çocukluk da elimizden kayıp gidiyor. Bu anlamda mutlu bir çocukluk yaşanamıyor dünyada ve ülkemizde. Çocukların sevinçleri azaldıkça acıları çoğalıyor. Açlık, savaşlar, afetler ve yoksulluk kadar uluslararası sistem de çocuğa düşman. Çocuk Zirvesi'ne rağmen alınan hiçbir olumlu sonuç yok.
Çocuk üzerine dünyada ve bizde çok konuşuluyor. Belki de en çok konuşan toplumlardan biri de biziz. Ama çocukları kurtarmaya yetecek bir bilinçle konuşamıyoruz. Çünkü çocuk üzerine çok az düşünüyoruz.
Türkiye'nin en temel ve öncelikli gündeminin ortak noktası çocuk'tur. Ve Türkiye'de çocuk sorunları mevcut yasal düzenlemelerle çözülemeyecek kadar ağırdır. O halde toplumsal sorunların odağına çocuğun yerleşmesi gerekir. Çocuğa ve çocuk düşüncesine, dönüş hareketinin başlayabilmesi çocuğun özne durumuna getirilmesine bağlıdır.
Türkiye çocuğa ve çocukluğa yeniden dönüşü nasıl başlatabilir?
Çocuğun anlamını ve çocukluğu keşfederek. Bu da herşeyden önce çocukluğu çepeçevre kuşatacak çocuk bilgisine sahip olmakla gerçekleşebilir.
Türkiye Çocuk Hareketi mutlu bir çocukluğun yaşanmasını yasal düzenlemelerden önce sevgi, şefkat ve çocuğa verilen değerde arayan, çocuğa ve çocukluğa dönüş arzusunun bir sonucudur. Çocuğu ciddiye alan çocuk yüzlü bir yolculuktur. Umudun tazelenmesi ve yaşadıkça çocuklara adanmış bir çabadır. Yetişkin insanlar olarak içimizdeki çocukla bu çabayı hayata yansıtma sorumluluğudur. "Çocuk önce çocuktur" ilkesini benimseyen çocuk merkezli duyarlık biçimi ve çocuk bilincidir.
Çocuk Hareketi'nin temel felsefesi, dünyanın önce çocuklara ait olduğu esasına dayanır. Çocukların en iyi şeylere layık olduğunu benimser. Her doğan çocuğun güzel bir dünyada yaşama hakkına sahip oluşunun gereğine kalpten inanır. Doğuştan gelen bütün temel hakların ısrarlı ve kararlı savunuculuğunu üstlenmeyi amaç edinir. Renk, dil, din, ülke, kıta ayrımına dayanmayan çocukların kardeşliği inancından ilham alarak, çocuğu Allah'ın emaneti kabul eder.
Türkiye Çocuk Hareketi, çocuğu koruyucu bir hareket olarak dünyada kamu yararından önce her şeyde çocuğun yararını gözeten, çocuğu ilgilendirecek işlerde, meşru hakların sağlanmasında çocukluğu kuşatıcı bir yöneliştir. Çocuklara sadaka veren değil yeni bir dünyanın kuruluşunda çocuktan yola çıkma erdemidir. Yaşadıkça çocuk yaşadıkça diriliş düşüncesinin büyük koşusudur.
Dünya küçüldükçe çocuk yüzlü acıların çoğalmaması için... Dünyanın melek ordusunun gülücüklerinin çalınmaması için... Çocukluğun dünyamızdan kayıp gitmemesi için... Yetişkinler imparatorluğuna dünyanın çocuklara ait olduğunu ısrarla hatırlatmak için... Ve tazelenmesi için "Çocuklara mahsus, çocuklara ait, çocuklara dair göz ağrısı ile" çocuk yüzlü yolculuğa hazırlanmalıyız. "Çocuk benim ülkemdir" diyebilmemiz de ancak böyle mümkün olabilir. Çocuklar ve geleceğimiz için bir şafak yürüyüşü gerekli bize: İçimizdeki çocuğun yitik cennetine kavuşması için... Çocuklarımız, dünyamız ve dünyanın geleceği için... Çocukluklarından her gün bir parça çaldığımız sevgili çocuklarımızdan özür dileyerek, Türkiye Çocuk Hareketi'ni çocuk yüzlü devrimlere öncülük edecek Türkiye Gönüllü Çocuk Dostları'na emanet ediyoruz.
Mustafa Ruhi Şirin
Çocuk Vakfı Başkanı
dünyada
ve
türkiye'de
çocuk
gündemi
DÜNYA ÇOCUKLARI
Dünya çocuk gündemini oluşturan, çocuk ideolojisi modern çocukluk tasarımı ile birlikte Sanayi Devrimi'nden bu yana yeni dünya düzenine kadar farklı biçimlere bürünüyor. Elektronik medyalar çocukluğu birörnekleştirirken evrensel çocuk ideolojisini adeta silah olarak kullanıyor. Egemen çocuk ideolojisi ile çepeçevre kuşatılan çocuk ise çağımızın son sömürgesi... Çocuk istismarı her çağın rengine boyanmakta gecikmiyor. Çocuk temali illizyonlar sürekli tekrarlanırken çocukluğun oluşumunu sağlayacak duyarlılıklar da yok ediliyor.
Çocuk yüzyılında çocuk paradigması felsefî olmaktan çok pedagojik bir eğilimi belirliyor: Çocuk, yetişkinden farklıdır ve eğitiminden yetişkin sorumludur. Modern çocukluk paradigması bir yandan çocuğun özne durumuna gelmesini sağlarken diğer yandan çocuğun içindeki psikolojinin de keşfedilmesine ortam hazırlıyor.
Modern çocukluk tasarımı, medeniyet alanı olarak batı kaynaklıdır ve Rönesansla oluşmaya başlamıştır. Eğitim, sağlık, hukuk, çocuk hakları, çocuk kültürü, sanatı, edebiyatı ölçeklerini belirlemekle birlikte çocukluğun yaşama alanlarına da egemenlik alanı olarak hükmediyor. Birörnek çocuk-yetişkin tipi sesli görüntülü basılı medya enformasyonu ile gündemini oluşturuyor. Tek yönlü enformasyon sonucu dünyadaki medeniyetlerin çocuk duyarlığı bugünkü dünyada kendini çok sınırlı oranda ifade edebilme olanağı bulabiliyor. Sonuç ise şu: Tek tip bir dünya çocukluğu.
Çocuk, felsefi açıdan en evrensel varlıktır. Ancak, bu, yeryüzünde tek tip bir çocukluğun yaşanacağı anlamına asla gelmez. Her coğrafyada, her medeniyette çocukluk farklı oluşur. Çocuğa verilen değer çocukluğun yönünü belirler. Çocukluğu tanımak ise çocuk bilgisi ve çocuk göstergelerine sahip olmakla gerçekleşebilir. Toplumsal kategori olarak çocuğu bu bilgilerin ışığında tanıyabiliyoruz.
Dünya Çocuk Zirvesi'nde kararlar alındı ancak değişen hiçbir şey olmadı. Çağın çocukluk paradigmasının iflas ettiğinin başka bir belgeye ihtiyacı var mı? Çocukluğun bu trajik eşiğinden içeri girerek yeni bir çocuk hareketi başlayabilir mi? Bu soruyu sormanın cevabı kadar önemli olduğu bir dünyada yaşıyoruz.
TÜRKİYE'DE ÇOCUK
Türkiye için de aynı soruyu sorabiliriz. Çünkü Türkiye'nin henüz kendi koşullarına özgü belirlenmiş bir çocuk gündemi yoktur.
Çocuğa verilen değer çocukluğun yönünü belirler. Çocukluğu tanımanın ilk koşulu ise çocuk bilgisidir. Çocukluğa ulaşmanın en geçerli yolu olan çocuk bilgisi de günümüzde bir tekeli ve aynı zamanda batı merkezli bir zihniyeti temsil ediyor. Birçok dünya ülkesi gibi biz de çocuğa yönelik batı merkezli tematikleri oburca kullanıyoruz. Güncelliği ve karşılığı kalmamış, bir yüzyıl öncesinin çocuk bilgisini tüketen yaklaşımı ısrarla sürdürüyoruz. Çünkü çocuk bilgisini üretmiyoruz. Geleneksel çocukluğu savunurken ne anlama geldiğini, hangi göstergelere dayandığını da bilmiyoruz. Bunun sonucu olarak evrensellik adına batı kaynaklı çocuk göstergelerini örnek alıyoruz. Bu göstergeler ne kadar doğrudur ve bize ayna tutabilmektedir? Cevapsız bıraktığımız sorulardan biri de bu sorudur.
Çünkü yeterince hazırlığımız, duyarlığımız ve çocuk bilincimiz henüz yoktur.
Çocuğu ciddiye almak çocuğa verilen değerle orantılıdır. Çocuk düşüncesinin varolabilmesi ise çocuk bilgisi ile mümkün olabilir. Çocuk yüzyılında yapay çocuk bilgisini tüketen toplumlarda çocuğa verilen değer hızla aşınırken çocukluk da dünyamızdan hızla uzaklaşıyor.
Türkiye'de çocuk acıları her geçen gün çoğalıyor ama biz bu acıları hafifletecek ciddi, gerçekçi ve çocuk yüzlü hiçbir toplumsal aklı önceleyen proje üretemiyoruz. Çocuk göstergelerimiz olmadığı için de henüz işin vehameti tam anlamı ile kavranmış değil.
türkiye
acil
çocuk
eylem
programı
AMAÇ
Türkiye'de her mahallede, köyde, kasabada ve şehirde mağdur çocukların ve ailelerin hayatlarını sürdürebilmeleri için Türkiye Çocuk Hareketi Önderleri sevgi ve şefkatle çocuk hareketinin öncüleri olmalıdır.
Bu hareketin ilk çalışmaları neler olabilir?
Sivil Toplum Kuruluşları ile işbirliği sağlanarak Türkiye genelinde Çocuk Hakları Komiteleri harekete geçirilmelidir.
Köy, kasaba, şehir ve büyükşehirlerde Demokrasi Okulu mahiyetinde Çocuk Meclisleri'nin kuruluş çalışmaları başlatılmalıdır.
Yoksulluktan, şiddetten, suç işlemekten, her türlü kötü istismardan ve alışkanlıktan, olumsuz ve güvenlikten uzak ortamlarda çalışmaktan, çocukluğu tüketen sokaklardan, medyaların olumsuzluklarından çocuğu korumak amacı ile ülkede çocuk bilincinin oluşmasına katkının sosyal ve toplumsal sorumluluğa dönüşmesi için çocuk merkezli kamusal ahlâkın oluşturulmasına yönelik çalışmalar organize edilmelidir.
Türkiye Çocuk Hareketi: Çocuğa yönelik hizmetleri, bilimsel çalışmaları, ülke düzeyinde ele alacak; her yıl belirlenecek süre içinde toplanacak çalışma komitelerinin etkinliklerini değerlendirmek üzere Türkiye Çocuk Konseyi'nin kurulmasına öncülük edecektir.
Türkiye Çocuk Konseyi çalışma programının gerektirdiği süreler içinde toplanarak, iki yılda bir toplanması planlanan Türkiye Çocuk Şûrası çalışmalarını sürdürecektir. Türkiye Çocuk Şûrası ise Türkiye Acil Çocuk Eylem Plânı'nı hazırlayacaktır...
İKİ ÖNERİ
Türkiye'de yeni düzenlemeler yapılarak koruyucu hükümleri, yetki ve görev çalışmalarını önleyecek tedbir ve koruma amaçlarının tahakkukuna yönelik 0-18 yaş arasındaki çocuk yaş grubunu ve aileyi kapsayacak Çocuk Kanunu hazırlıklarına başlanmalıdır. Çocuk Kanunu'nun amacı ve hedefi koruma ve geliştirme olmalıdır.
Bu kanun hazırlanırken, çocuğa verdiğimiz değer aile odaklı çocuk merkezli bir çerçevede ele alınarak Çocuk Hakları düzenlemelerinde herşey çocuğun yararı gözetilerek düzenlenmelidir.
Koruyucu aile modeli çerçevesinde kimsesiz ve yoksul çocukların barınma, beslenme, sağlık, güvenlik, eğitim hakkı ve hukukî ihtiyaçlarını karşılamak üzere, Türkiye genelinde çocuk merkezli hizmetleri desteklemek, mağdur aile çocuklarının eğitimlerini sağlamak, üstün zekâlı ve özürlü çocukların eğitim programlarına katkıda bulunmak, dünyada afet, savaş ve kriz bölgelerinde mülteci durumundaki çocuklara yardım etmek amacı ile Türkiye Çocuk Fonu kurulmalıdır.
HEDEF
Çocukluğun sevinç ve mutluluk içinde yaşandığı Türkiye ve bir dünya.
|