Bosna'da Bir Çocuğum Var!
 
ÇOCUK VAKFI KARNESİ
Bosna'da Bir Çocuğum Var Kampanyası


Çocuk Vakfı, 5 Mart 1994 tarihinde Bosna'da Bir Çocuğum Var Kampanyası'nı düzenledi. Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Sayın Alija İzzetbegoviç'imn eşi Sayın Halida İzzetbegoviç'in himayelerinde başlatılan kampanya Bosna-Hersek'te annesiz ve babasız kalmış çocukların bir yıllık bakımının üstlenilmesi esasına dayanıyor. Kampanya İKRE Fonu'nun gönderdiği annesiz ve babasız kalmış çocukların belgelerinin doldurularak fonun hesap numarasına aracısız yardım yapılmasını amaçlyordu. 411 çocuğun sahiplenilmesi ile sonuçlanan kampanyaya katılanların Boşnak çocuklarla iletişim kurulması da amaçlanmıştı. Kampanya için düzenlenen basın toplantısında Reha Yalnızcık'ın "Bosna Etkinliği" adlı pul tasarımı sergilendi.

BOSNA'DA BİR ÇOCUĞUM VAR KAMPANYASI SUNUŞ METNİ
MUSTAFA RUHİ ŞİRİN
Çocuk Vakfı Başkanı
5 Mart 1994

Her gün 35 bin çocuğun öldüğü bir dünyada yaşıyoruz. Ama bu bir haber konusu olamıyor. İnsanlığın yaşadığı serüven bir anlamda çocukluk tarihi ile özdeştir. Çocukluğun tarihindesevinçler olduğu kadar acılar da var. Doğan her bebek ağlayarak gelir dünyaya. Onun gülmesi büyük oranda bizim elimizde. Yılda 12 milyon çocuğun
öldüğü bir çağda çocukların yaşama hakkından sözetmek bizi rahatlatıyor olabilir. 1990 yılında dünya liderlerinin katılımıyla gerçekleşen Çocuklar İçin Dünya Zirvesi dünyanın çocuk odağında yorumlanarak, soğuk savaş sonrası çocuk sorunlarına çareler aranmasını amaçlıyordu. Haziran 1992 tarihinde Rio de Janerio'da düzenlenen Yeryüzü Zirvesi'nde Çocuklar İçin Dünya Zirvesi'ne atıfta bulunularak "çocukların yaşaması, geliştirilmesi ve korunması" yönünde somut adımların atılması kararlaştırılmıştı. 118 dünya ülkesi liderinin imzası ile benimsenen bu yaklaşımlara rağmen dünyada en çok istismar edilen yine çocuklar olmaktadır. Kuraklık, kıtlık, ya da sel ve deprem gibi afetler sonucu, kötü beslenme veya hastalıklardan ölen çocukların bir arada ve bir mekanda görüntülendiğini düşünelim: Bu çocuklar yoksulların çocuklarıdır ama sessiz sedasız ölen bu çocuklar sizin çocuklarınız olabilirdi. İnsanlık onurunu taşıyan herkes kendisini sorumlu hissetmedikçe dünyayı kuşatan çocuk acıları dinmeyecektir. Ve tarih her topluma bunu hatırlatıyor.
25 milyon dolarlık dünya çocuk programı ile beslenme ve hasta çocukların tedavisi sağlanabileceği halde yeryüzü zengini ülkeler bu sorumluluktan kaçıyor. Bizler Afrika'yı bir deri bir kemik ama bakışları ruhumuzu kanatan çocuk görüntüleri olarak düşünmekten ne zaman kurtulacağız? Keşmir'de, Hama'da, Afganistan'da, Filistin'de, Irak'ta, Azerbaycan'da, Kırım'da hep çocuk çığlıkları yükseldi. Bosna dramı ise çoksesli çocuk ölümlerinin trajedisine dönüştü. Hepimiz seyirci kaldık.

BOSNALI ÇOCUKLARIN
ÇIĞLIĞINI DUYUYOR MUSUNUZ?

İki kutuplu dünyadan tek kutuplu dünyaya dönüşen dünyanın düzene değil yeni bir düzensizliğe kaydığını yaşıyarak görüyoruz. Üçüncü Dünya Savaşı'nın kıvılcımları medeniyet coğrafyamızda alevlenebilir. Bosna'da yaşanan, tek kutuplu dünyanın 530 yıllık kimliği silme çabasıdır. 23 aydır süren bu arenada 2.5 milyon Boşnak, vatanından sökülmek istenen mührü korumak için direniyor. Nüfusunun yarısı dünyaya dağılmış. 125 bin çocuk vatanından uzak. Bosna'da yaşayan çocuklar acılar içinde. Yalnız Bosna kentini savunurken 2000 şehit verilmiş. Ve 3000 şehit çocuğu korunmaya, eğitime ve şefkate muhtaç. Ama Bosna'nın bir Endülüs olmaması bizim elimizde. Ağıt yakmak yerine kalbimizi Bosnaya kadar büyütebiliriz. Dünyanın neresinde olursa olsun çocukların acısı acımız olmadıkça güzel bir dünyada yaşamak mümkün olamayacak. Bosnalı her çocuğun çığlığını duyan her insanın kendi çocukluğunu hatırlaması yeterlidir. O zaman içimizdeki çocuk elimizden tutabilir ve bir Boşnak çocuğu kalbimizde misafir edebiliriz. Bu çocuk Tanrı misafiri bir çocuktur. Bizden hiç uzaklaşmaz. Bosna'nın bahçelerinde dolaşır belki. Bosna'da dolaşan da kendi çocukluğumuz olur. Bosna'nın, acılar acısı çocuk resimleri olarak hafızamızda kalması, bir daha böyle bir vahşetin yaşanmaması ve onu zaman zaman hatırlamamız için gerekli olabilir. Ama Bosna Çocuksuz Kalmasın! Çocuksuz kalan bir vatan, öksüz, yetim, sevgisiz bir topraktan başka nedir?

BOSNA'DA BİR ÇOCUĞUM VAR
Çocuk Vakfı, Bosna'da yaşanan insanlık dramı başladığı günden bu yana konuyu çocuk merkezli olarak değerlendirmeye özen gösterdi. Türkiye'ye gelen Boşnak çocuklarla sağlık, beslenme, barınma, eğitim ve sosyal yönden ilgilenmeyi sürdürdü. 5 Eylül 1993 tarihinde İstanbul'da Bosna Dayanışma Grubu'nun katkıları ile BOSNA ÇOCUKSUZ KALMASIN! mitingini düzenledi. Mitingimize Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Sayın Alija İZZETBEGOVİÇ'in gönderdiği mesajı bu gün de aynen sunuyorum:
"Çocuklara sesleniyorum,
Siz, bütün dünya çocukları!
Dünyanın neresinde olursa olsun Bosna'lı çocuklara sahip çıkın! Sizlerin arasında hiç bir ayrılık gayrılık yoktur. Büyüklerden istediğimiz sonucu alamadık. Büyüklerin zaafları ortalığı karıştırmasa sizler çok daha kolay anlaşabilir, bir sevgi dünyası kurabilirsiniz. Ve büyüklere sesleniyorum: Olanlara bir kerecik olsun çocuk mâsûmiyeti içinde, tertemiz, çocukça bakamaz mısınız? Yüreğiniz biraz olsun çocuk kalbi gibi titremez mi? Savaşımız, direnişimiz Bosna'yı çocuksuz bırakmamak için, geleceği yok etmemek, umudu tüketmemek için. Bugün Bosna, yarın bir başka yer sonra bir başka yer. Gelin bugün buradan dünyaya bir mesaj verelim.
BOSNA ÇOCUKSUZ KALMASIN!
Dünya Çocuksuz Kalmasın!"

Sayın Alija İZZETBEGOVİÇ'e Türkiye'den Bosna Çocuksuz Kalmayacak diyebilmek için BOSNA'DA BİR ÇOCUĞUM VAR! kampanyasını düzenlemeye karar verdik. Çağımızın en acılı insanları Bosnalılar evlerine döndüğü güne kadar onlarla birlikte olacağız. Onurlu bir barışa ulaşmak için dünyaya çağrıda bulunacağız. Dünya çocukları Bosnadaki kardeşlerine ellerini uzatırken Türkiye'den de binlerce çocuk eli uzanacak, el ele tutuşmalarına yardımcı olacağız. Bosnadaki çocukların güzel bir geleceğe ulaşması için bundan böyle katkılarımızın neler olabileceğini gündeme getireceğiz.
BOSNA'DA BİR ÇOCUĞUM VAR kampanyası sırasında Bosna-Hersek Hükümeti'nin himayesinde gerçekleşen çocuk programlarını destekleyeceğiz. Bu amaçla düzenlenecek kampanyalara aracısız katkının nasıl olabileceğini kamuoyuna duyuracağız.


MUSTAFA RUHİ ŞİRİN "BOŞNAK ÇOCUKLARDAN ÖZÜR DİLEMEYE GİDİYORUM"
Genel Merkezi İstanbul'da bulunan Çocuk Vakfı Başkanı, Mustafa Ruhi ŞİRİN 13 Ağustos 1995 Pazar günü Bosna'ya gidiyor.
Mustafa Ruhi Şirin Bosna'ya gidiş amacını şöyle açıkladı: "Kırk aydır yalnızca seyrettiğimiz Bosna dramı yüz yılımızın en trajik krizidir. Bosna'nın yeni bir Endülüs olmaması için insanlık imtihan veriyor. Başta BM Teşkilatı olmak üzere uluslararası kuruluşların Batı'nın çıkarları doğrultusunda çalışan, yönlendirilen siyasi mekanizmalar olduğu bir defa daha ortaya çıkmıştır. İnsan Hakları, Kadın Hakları, Çocuk Hakları aynı Batı'nın elinde enstrümanlar olarak kullanılmaya devam ediyor. Dört yıl boyunca Unicef Bosna'da yoktu. Ölen çocukların sayısını yayınlamaktan başka bir rolü de olmamıştır. Çocuklara Yardım Fonu olmasına rağmen bu görevini yerine getirmediği için ciddi eleştirilere muhatap olmaktadır. Bosna bütün yönleriyle uluslararası kuruluşların iflas ettiğini bize öğretti. Bu kuruluşların dışında beş kıtanın insanları insanî yardımlarınını sürdürüyor. Bu şefkat insanlık için umuda dönüştürülebilirdi.
Çocuk Vakfı, Bosna Çocuksuz Kalmasın Mitingi ve Bosna'da bir Çocuğum Var kampanyası düzenleyerek aracısız yardımların organizasyonlarına katkıda bulunmuştu. Bosna dışındaki çocukların ülkelerine dönünceye kadar korunması, barındırılması ve eğitimlerinin sağlanması yönünde uluslararası çocuk kuruluşlarına çağrıda bulunmuş, Türkiye ölçeğinde konunun takipçisi olmuştuk. Sarayevo'da 411 çocuğun bir yıllık bakımını bu çalışmaların sonunda temin ettik. Bu şehit çocuklarını görmeyi çok arzu ediyorum. Çocuklara ulaşmak için gidilmesi mümkün olan bölgelere kadar ulaşmaya çalışacağım. Türkiye'nin çocuk yazarları, çocuk merkezli çalışmalar gerçekleştiren aydınlarının öncü olmasını çok isterdim. İçindeki çocuğu öldürenler en yakınındaki çocuğu bile kuşatamaz. Yirmi binin üzerindeki çocuğun öldüğü topraklarda savaş mağduru çocuklarndan özür dilemeye gidiyorum. Hem kendi adıma hem de geleceğin umudu çocuklarımız adına."
Çocuk Vakfı Başkanı Mustafa Ruhi Şirin 20 Ağustos'ta Türkiye'ye dönecek.


MUSTAFA RUHİ ŞİRİN:
"BOSNALI ÇOCUKLAR SAVAŞLA DALGA GEÇİYOR"

Çocuk Vakfı Başkanı ve çocuk yazarı Mustafa Ruhi Şirin Bosna Hersek Cumhuriyeti'ndeki incelemelerini tamamlayarak Türkiye'ye döndü. Bir haftalık incelemeleri sonucunda Mustafa Ruhi Şirin'in açıklaması şöyle:
"Bosna ekranlarda seyrettiğimiz görüntülere dayanılarak anlaşılması zor bir yer. Türkiye'den göründüğü gibi değil. Kırk aydır süren acımasız savaşı iki milyonu aşkın Boşnak çok iyi yaşıyor ve biliyor.
Türkiye'nin silah ambargosunu sürdürmesine hiç anlam veremiyorlar. UNICEF'in kırk aydır Bosna Hersek topraklarında olmamasının onlar için önemi yok ama KIZILAY'ın orada olmaması onları üzüyor. Türkiye'nin insanî yardım organizasyonları çok amatörce sürdürülüyor. Yapılanlara rağmen, hiçbir şey yapılmamış kabul edilerek, insanî yardımın artırılması gerekiyor.
120 bin çocuk, 20 bin aile, 15 bin özürlü, acil insanî yardıma muhtaç durumda. 21 bini çocuk, 280 bin insanın öldüğü, 25 bin insanın kayıp olduğu bir soykırım karşısında sürekli yardım yapılması ilk şarttır.
Çocuk Vakfı, Bosna Hersek Cumhuriyeti yetkililerine BOSNA ÇOCUK FONU'nun kurulmasını önerdi. Çocukların barınma, beslenme, rehabilite ve eğitimlerinin bu fondan karşılanması için acil eylem planına dünyanın çocuk kuruluşlarının katkıda bulunmalarına yönelik çağrıların yapılması gerektiğini ifade ettik. Bosna Çocuk Fonu kuruluncaya kadar Çocuk Vakfı, Aliya İzzetbegoviç'in himayelerinde kurulmuş bulunan BOSNA ŞEHİDLER, SAKATLAR VE AİLELERİNE YARDIM FONU'na yardım yapılmasını gündeminden hiç eksik etmeyecek. Saraybosna başta olmak üzere, Bosna-Hersek topraklarında özellikle kültürel mirasımız en büyük zararı görmüş durumda. Bu bir savaş değil, bilinçli bir imha plânıdır. Bu gerçeği Boşnaklar çok iyi bildiği için direniyorlar. Çocuklar ise bu savaşla dalga geçiyor. Büyükler savaşın içinde yeniden doğuşun umut yolculuğunu yaşıyorlar. Ve bu yolculukta Türkiye onlar için herşeyin özeti ve herşeyden önce gelen ülkenin adıdır. Aslında bu, hiçbirşey yapılmamış gibi bize yeni bir çağrıdır."


YAKINDA BOSNA
AMNA KOCAGA
5.5 yaşında



Uzun saatler yolculuk yaptık
Bir otobüs dolusu çocuk
Midem bulandı, annem buna çok sevindi
Otobüste ikimizden başka hepsi sırptı
Otobüsü kontrole geldiklerinde,
Annem siyah torbaya başımı soktu
Bizi geçip gittiler,
Annem buna çok sevindi.

Türkiye çok güzel, burada silah sesi yok.
Bodrumlarda uyumuyoruz.
Kısa süre kalacağımızı söyledi annem
Ve babamın da buraya geleceğini
Saraybosna kurtulunca...
Bekliyorum...

Saraybosna yemyeşil, bazen de mavi
Milyacka nehri etrafında gezinirken, bazen soğuk
Anneme bunları anlattığımda, o ağlıyor...
Ağlamasını istemiyorum
O zaman izin veriyorum öpmesine
Babama ait olan sol yanağımı

Yakında Bosnaya gideceğiz
Babamla konuştuğumda, sesini güçlükle duydum
Fakat onu anladım
Benim babam,
Sırpları dağlarımızdan kovacak

("Bosna Unutulmasın" şiir yarışması Çocuk Vakfı Ödülü)


TARİHE AÇILAN ÇİÇEK
MEVLÂNA İDRİS


Gök ve yer arasındaki yalnızlığımıza atılan bir
bombanın ardından
Akşam oluyor ve yalnızca akşam oluyor
Şimdi sana ne anlatsam eksik kalacak
Güneş ışığı yağmur sesi rüyadaki bahçeler
Bu bahar ayak izleri olmayacak çimenlerde
Bir anne bir çocuk bir minare bir bakış
Şimdi sana ne anlatsam eksik kalacak
Bir bomba ve anılarımız yok artık
Bir bomba ve cennette gülümseyen yüzümüz
Yaşadığımız kadar değil hiçbirşey
Bir bomba ve açılan bir çiçek
Sesler değişecek ama şarkı sürecek
Kimse anlamayacak cennetten gelen koroyu
Aşk ve hüzün
Allah ve biz
Akşam oluyor ve yalnızca akşam oluyor
Gök ve yer arasındaki kalbimizden yükselen buğudan


-----------

ZAMBAK ÇOCUKLARIN ŞİİRİ
MUSTAFA RUHİ ŞİRİN



Önce çocuklar sezdi kıyamet saatini
düşleri böldü kartalın gözündeki devler
hayâletler kuşattı çocuk bosnayı
yaralı atlarla çekildi rüyâlar
yağmurları alkışlayan eski dağlara
ince mezarlar açıldı hıçkıran toprakta
melekleri ağlatan alevler sararken gökleri
unuttular sırları saklayan kelebekleri

Annemin adını yazdığım kuş
uçtu kalbimin ucundan o sabah
küçüldü çoğalan kanatlarında
utangaç çiçekleri emziren mavilik
bir gökdolusu anne göründü
her annenin serçe parmağından
yeşil çocuk ırmakları akarken
yalnız ağaçlar yürüdü ıssız ovalara
kalbimi Bosnaya kadar büyüttüm
içimde dünyanın çocuk ordusu
endülüs ağıtçısı çocuk bendim
ölen her çocuğun adı bende kalacak
bakışları gül düşleri su

Uyandıramadı oyuncaklı dünyayı
çocukların kıyameti çığlık
unutulmuş Kitabı okurken uyandık
sessizliğe eklendi insanı ürperten ses
sabrın keskin ucuna ulaştılar
gelmedi mutlaka gelecek olan
doğmadı inciden damlayan işaret yıldızı
ay'dı ağlayan yerinden vurulan

Martılaşan denizin billûr sularından
endülüs'ün hiç yaşamamış çocukları
yola çıktılar kılıç çıkarır gibi kından
kurtarmak için Kurtuba'nın ilk kardeşlerini
yankılandı mahşerin endülüsçesi
aramalıyız bütün zamanları tanıyan sesi

Çocukları küçücük kurşunla mı vururlar anne
bu söz bütün sevinçlerimin hançeridir
kartopu oynarken vurulan bendim
kundaklara sarın beni doğacakların yerine
büyütün ikram edersiniz bana
olgun acıların hepsini
yüzünüz dolunaydan görünür efendim

Bosna acılar acısı çocuk resimleri
öldürülen bebekler bile sürgün
seyrediyorsunuz şakacıktanmış gibi
tarihin som altın direğini kıran bu oyunu
tekrarı olmasın bu tufanın ancak
sıra çocuklarınıza geldiği gün
ölüm yorgunu boşnak bir çocuk
sevmeyi öğretecek celladına gülümseyerek

Ilık yağmurlar güneşten yağdığında
hiç söylenmemiş şarkılar söylemek için
kalbimi bırakacağım mühürler kazınmış kalbimi
acılarını saklayacağım susuz kuyularda
çocuk yüzlü rüzgârlar esecek
bosna'nın göklerinde çocuklarım uçurtma
büyüteceğim yankısını unutulmuş sularda
sevginin ışıktan eli geri getirecek
öksüz drina ırmağına köprüsünü
annemin adını yazdığım kuşun kanadı
değince yanağına çocukların

Adın zambaklardan geçerken
dirilecek bosna ankası'nın gözlerinden
düşlerimde yıkanmış zafer yıldızın
içimdeki karanfillerin baharında
öperek uyandıracak çocukları anneler
sesleri ulaştığı gün masallara
bir nehrin ilk aktığı günün
sevincini bağışlayacağım size
kalbim çığlıklarınızdan duaya dönüşecek


BOSNALI ÇOCUKLARA NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ (!)

32 aydır dünyanın seyrettiği bir çılgınlığın tanıklarıyız. Bu savaşta en büyük yarayı çocuklar aldı. Afrika'da, Filistin'de, Afganistan'da, Irak'ta, Somali'de, Azerbaycan'da yaşanan çocuk ihlâllerine aynı şekilde duyarsız kalınmıştır. İnsan Hakları Beyannamesi ve Çocuk Hakları Sözleşmesi evrensellik adına dün olduğu gibi bu gün de batılı kurumların tekelindedir. Bir anlamda Kuveyt'te varolmayı, Bosna'da olmamayı başka türlü açıklama imkanımız olmazdı. Boşnak çocuklarının gözü, kalbi, böbreği çalınırken insan ve çocuk duyarlığını öne çıkaran kuruluşlar ne yaptı? sorusu boşlukta kalmıştır. Savaş mağduru onbinlerce çocuk ilgi bekliyor, ödül değil. Bosna-Hersek Hükümeti'nin yaklaşımını bilmiyoruz. Çocuk Vakfı olarak kamuoyundaki genel eğilimlerin doğrultusunda Bosnalı çocuklara Nobel Barış Ödülü'nün verilmesi ödül komitesinin inandırıcılığına gölge düşüreceği kanaatini taşıyoruz. Nobel Barış Ödülü Komitesi savaş süresince gündem oluşturan bir tutum oluşturmamıştır. Bu ödülü -eğer gerekiyorsa- Bosnalı kardeşleri için çırpınan çocuklar vermelidir. Aksi halde çağdaş bir Çocuk Hakları ihlali sözkonusu olabilir.
Nobel Barış Ödülü'nün Bosnalı çocuklara verilmesi çabalarını batı'nın günah çıkarma hezeyanı olarak da değerlendirmek mümkündür. Timsahın gözyaşları karşısında Bosnalı çocuk celladından çiçek almayı kabul eder mi? Yoksa acı bir gülümseme ile bunu red mi eder?
Yaşayarak göreceğiz