| Bosna'da Bir Çocuğum Var! | ||||
|
Bosna'da Bir Çocuğum Var Kampanyası
25 milyon dolarlık dünya çocuk programı ile beslenme ve hasta çocukların tedavisi sağlanabileceği halde yeryüzü zengini ülkeler bu sorumluluktan kaçıyor. Bizler Afrika'yı bir deri bir kemik ama bakışları ruhumuzu kanatan çocuk görüntüleri olarak düşünmekten ne zaman kurtulacağız? Keşmir'de, Hama'da, Afganistan'da, Filistin'de, Irak'ta, Azerbaycan'da, Kırım'da hep çocuk çığlıkları yükseldi. Bosna dramı ise çoksesli çocuk ölümlerinin trajedisine dönüştü. Hepimiz seyirci kaldık. BOSNALI ÇOCUKLARIN ÇIĞLIĞINI DUYUYOR MUSUNUZ? İki kutuplu dünyadan tek kutuplu dünyaya dönüşen dünyanın düzene değil yeni bir düzensizliğe kaydığını yaşıyarak görüyoruz. Üçüncü Dünya Savaşı'nın kıvılcımları medeniyet coğrafyamızda alevlenebilir. Bosna'da yaşanan, tek kutuplu dünyanın 530 yıllık kimliği silme çabasıdır. 23 aydır süren bu arenada 2.5 milyon Boşnak, vatanından sökülmek istenen mührü korumak için direniyor. Nüfusunun yarısı dünyaya dağılmış. 125 bin çocuk vatanından uzak. Bosna'da yaşayan çocuklar acılar içinde. Yalnız Bosna kentini savunurken 2000 şehit verilmiş. Ve 3000 şehit çocuğu korunmaya, eğitime ve şefkate muhtaç. Ama Bosna'nın bir Endülüs olmaması bizim elimizde. Ağıt yakmak yerine kalbimizi Bosnaya kadar büyütebiliriz. Dünyanın neresinde olursa olsun çocukların acısı acımız olmadıkça güzel bir dünyada yaşamak mümkün olamayacak. Bosnalı her çocuğun çığlığını duyan her insanın kendi çocukluğunu hatırlaması yeterlidir. O zaman içimizdeki çocuk elimizden tutabilir ve bir Boşnak çocuğu kalbimizde misafir edebiliriz. Bu çocuk Tanrı misafiri bir çocuktur. Bizden hiç uzaklaşmaz. Bosna'nın bahçelerinde dolaşır belki. Bosna'da dolaşan da kendi çocukluğumuz olur. Bosna'nın, acılar acısı çocuk resimleri olarak hafızamızda kalması, bir daha böyle bir vahşetin yaşanmaması ve onu zaman zaman hatırlamamız için gerekli olabilir. Ama Bosna Çocuksuz Kalmasın! Çocuksuz kalan bir vatan, öksüz, yetim, sevgisiz bir topraktan başka nedir? BOSNA'DA BİR ÇOCUĞUM VAR Çocuk Vakfı, Bosna'da yaşanan insanlık dramı başladığı günden bu yana konuyu çocuk merkezli olarak değerlendirmeye özen gösterdi. Türkiye'ye gelen Boşnak çocuklarla sağlık, beslenme, barınma, eğitim ve sosyal yönden ilgilenmeyi sürdürdü. 5 Eylül 1993 tarihinde İstanbul'da Bosna Dayanışma Grubu'nun katkıları ile BOSNA ÇOCUKSUZ KALMASIN! mitingini düzenledi. Mitingimize Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Sayın Alija İZZETBEGOVİÇ'in gönderdiği mesajı bu gün de aynen sunuyorum: "Çocuklara sesleniyorum, Siz, bütün dünya çocukları! Dünyanın neresinde olursa olsun Bosna'lı çocuklara sahip çıkın! Sizlerin arasında hiç bir ayrılık gayrılık yoktur. Büyüklerden istediğimiz sonucu alamadık. Büyüklerin zaafları ortalığı karıştırmasa sizler çok daha kolay anlaşabilir, bir sevgi dünyası kurabilirsiniz. Ve büyüklere sesleniyorum: Olanlara bir kerecik olsun çocuk mâsûmiyeti içinde, tertemiz, çocukça bakamaz mısınız? Yüreğiniz biraz olsun çocuk kalbi gibi titremez mi? Savaşımız, direnişimiz Bosna'yı çocuksuz bırakmamak için, geleceği yok etmemek, umudu tüketmemek için. Bugün Bosna, yarın bir başka yer sonra bir başka yer. Gelin bugün buradan dünyaya bir mesaj verelim. BOSNA ÇOCUKSUZ KALMASIN! Dünya Çocuksuz Kalmasın!" Sayın Alija İZZETBEGOVİÇ'e Türkiye'den Bosna Çocuksuz Kalmayacak diyebilmek için BOSNA'DA BİR ÇOCUĞUM VAR! kampanyasını düzenlemeye karar verdik. Çağımızın en acılı insanları Bosnalılar evlerine döndüğü güne kadar onlarla birlikte olacağız. Onurlu bir barışa ulaşmak için dünyaya çağrıda bulunacağız. Dünya çocukları Bosnadaki kardeşlerine ellerini uzatırken Türkiye'den de binlerce çocuk eli uzanacak, el ele tutuşmalarına yardımcı olacağız. Bosnadaki çocukların güzel bir geleceğe ulaşması için bundan böyle katkılarımızın neler olabileceğini gündeme getireceğiz. BOSNA'DA BİR ÇOCUĞUM VAR kampanyası sırasında Bosna-Hersek Hükümeti'nin himayesinde gerçekleşen çocuk programlarını destekleyeceğiz. Bu amaçla düzenlenecek kampanyalara aracısız katkının nasıl olabileceğini kamuoyuna duyuracağız. MUSTAFA RUHİ ŞİRİN "BOŞNAK ÇOCUKLARDAN ÖZÜR DİLEMEYE GİDİYORUM" Genel Merkezi İstanbul'da bulunan Çocuk Vakfı Başkanı, Mustafa Ruhi ŞİRİN 13 Ağustos 1995 Pazar günü Bosna'ya gidiyor. Mustafa Ruhi Şirin Bosna'ya gidiş amacını şöyle açıkladı: "Kırk aydır yalnızca seyrettiğimiz Bosna dramı yüz yılımızın en trajik krizidir. Bosna'nın yeni bir Endülüs olmaması için insanlık imtihan veriyor. Başta BM Teşkilatı olmak üzere uluslararası kuruluşların Batı'nın çıkarları doğrultusunda çalışan, yönlendirilen siyasi mekanizmalar olduğu bir defa daha ortaya çıkmıştır. İnsan Hakları, Kadın Hakları, Çocuk Hakları aynı Batı'nın elinde enstrümanlar olarak kullanılmaya devam ediyor. Dört yıl boyunca Unicef Bosna'da yoktu. Ölen çocukların sayısını yayınlamaktan başka bir rolü de olmamıştır. Çocuklara Yardım Fonu olmasına rağmen bu görevini yerine getirmediği için ciddi eleştirilere muhatap olmaktadır. Bosna bütün yönleriyle uluslararası kuruluşların iflas ettiğini bize öğretti. Bu kuruluşların dışında beş kıtanın insanları insanî yardımlarınını sürdürüyor. Bu şefkat insanlık için umuda dönüştürülebilirdi. Çocuk Vakfı, Bosna Çocuksuz Kalmasın Mitingi ve Bosna'da bir Çocuğum Var kampanyası düzenleyerek aracısız yardımların organizasyonlarına katkıda bulunmuştu. Bosna dışındaki çocukların ülkelerine dönünceye kadar korunması, barındırılması ve eğitimlerinin sağlanması yönünde uluslararası çocuk kuruluşlarına çağrıda bulunmuş, Türkiye ölçeğinde konunun takipçisi olmuştuk. Sarayevo'da 411 çocuğun bir yıllık bakımını bu çalışmaların sonunda temin ettik. Bu şehit çocuklarını görmeyi çok arzu ediyorum. Çocuklara ulaşmak için gidilmesi mümkün olan bölgelere kadar ulaşmaya çalışacağım. Türkiye'nin çocuk yazarları, çocuk merkezli çalışmalar gerçekleştiren aydınlarının öncü olmasını çok isterdim. İçindeki çocuğu öldürenler en yakınındaki çocuğu bile kuşatamaz. Yirmi binin üzerindeki çocuğun öldüğü topraklarda savaş mağduru çocuklarndan özür dilemeye gidiyorum. Hem kendi adıma hem de geleceğin umudu çocuklarımız adına." Çocuk Vakfı Başkanı Mustafa Ruhi Şirin 20 Ağustos'ta Türkiye'ye dönecek. MUSTAFA RUHİ ŞİRİN: "BOSNALI ÇOCUKLAR SAVAŞLA DALGA GEÇİYOR" Çocuk Vakfı Başkanı ve çocuk yazarı Mustafa Ruhi Şirin Bosna Hersek Cumhuriyeti'ndeki incelemelerini tamamlayarak Türkiye'ye döndü. Bir haftalık incelemeleri sonucunda Mustafa Ruhi Şirin'in açıklaması şöyle: "Bosna ekranlarda seyrettiğimiz görüntülere dayanılarak anlaşılması zor bir yer. Türkiye'den göründüğü gibi değil. Kırk aydır süren acımasız savaşı iki milyonu aşkın Boşnak çok iyi yaşıyor ve biliyor. Türkiye'nin silah ambargosunu sürdürmesine hiç anlam veremiyorlar. UNICEF'in kırk aydır Bosna Hersek topraklarında olmamasının onlar için önemi yok ama KIZILAY'ın orada olmaması onları üzüyor. Türkiye'nin insanî yardım organizasyonları çok amatörce sürdürülüyor. Yapılanlara rağmen, hiçbir şey yapılmamış kabul edilerek, insanî yardımın artırılması gerekiyor. 120 bin çocuk, 20 bin aile, 15 bin özürlü, acil insanî yardıma muhtaç durumda. 21 bini çocuk, 280 bin insanın öldüğü, 25 bin insanın kayıp olduğu bir soykırım karşısında sürekli yardım yapılması ilk şarttır. Çocuk Vakfı, Bosna Hersek Cumhuriyeti yetkililerine BOSNA ÇOCUK FONU'nun kurulmasını önerdi. Çocukların barınma, beslenme, rehabilite ve eğitimlerinin bu fondan karşılanması için acil eylem planına dünyanın çocuk kuruluşlarının katkıda bulunmalarına yönelik çağrıların yapılması gerektiğini ifade ettik. Bosna Çocuk Fonu kuruluncaya kadar Çocuk Vakfı, Aliya İzzetbegoviç'in himayelerinde kurulmuş bulunan BOSNA ŞEHİDLER, SAKATLAR VE AİLELERİNE YARDIM FONU'na yardım yapılmasını gündeminden hiç eksik etmeyecek. Saraybosna başta olmak üzere, Bosna-Hersek topraklarında özellikle kültürel mirasımız en büyük zararı görmüş durumda. Bu bir savaş değil, bilinçli bir imha plânıdır. Bu gerçeği Boşnaklar çok iyi bildiği için direniyorlar. Çocuklar ise bu savaşla dalga geçiyor. Büyükler savaşın içinde yeniden doğuşun umut yolculuğunu yaşıyorlar. Ve bu yolculukta Türkiye onlar için herşeyin özeti ve herşeyden önce gelen ülkenin adıdır. Aslında bu, hiçbirşey yapılmamış gibi bize yeni bir çağrıdır." YAKINDA BOSNA AMNA KOCAGA 5.5 yaşında Uzun saatler yolculuk yaptık Bir otobüs dolusu çocuk Midem bulandı, annem buna çok sevindi Otobüste ikimizden başka hepsi sırptı Otobüsü kontrole geldiklerinde, Annem siyah torbaya başımı soktu Bizi geçip gittiler, Annem buna çok sevindi. Türkiye çok güzel, burada silah sesi yok. Bodrumlarda uyumuyoruz. Kısa süre kalacağımızı söyledi annem Ve babamın da buraya geleceğini Saraybosna kurtulunca... Bekliyorum... Saraybosna yemyeşil, bazen de mavi Milyacka nehri etrafında gezinirken, bazen soğuk Anneme bunları anlattığımda, o ağlıyor... Ağlamasını istemiyorum O zaman izin veriyorum öpmesine Babama ait olan sol yanağımı Yakında Bosnaya gideceğiz Babamla konuştuğumda, sesini güçlükle duydum Fakat onu anladım Benim babam, Sırpları dağlarımızdan kovacak ("Bosna Unutulmasın" şiir yarışması Çocuk Vakfı Ödülü) TARİHE AÇILAN ÇİÇEK MEVLÂNA İDRİS Gök ve yer arasındaki yalnızlığımıza atılan bir bombanın ardından Akşam oluyor ve yalnızca akşam oluyor Şimdi sana ne anlatsam eksik kalacak Güneş ışığı yağmur sesi rüyadaki bahçeler Bu bahar ayak izleri olmayacak çimenlerde Bir anne bir çocuk bir minare bir bakış Şimdi sana ne anlatsam eksik kalacak Bir bomba ve anılarımız yok artık Bir bomba ve cennette gülümseyen yüzümüz Yaşadığımız kadar değil hiçbirşey Bir bomba ve açılan bir çiçek Sesler değişecek ama şarkı sürecek Kimse anlamayacak cennetten gelen koroyu Aşk ve hüzün Allah ve biz Akşam oluyor ve yalnızca akşam oluyor Gök ve yer arasındaki kalbimizden yükselen buğudan ----------- ZAMBAK ÇOCUKLARIN ŞİİRİ MUSTAFA RUHİ ŞİRİN Önce çocuklar sezdi kıyamet saatini düşleri böldü kartalın gözündeki devler hayâletler kuşattı çocuk bosnayı yaralı atlarla çekildi rüyâlar yağmurları alkışlayan eski dağlara ince mezarlar açıldı hıçkıran toprakta melekleri ağlatan alevler sararken gökleri unuttular sırları saklayan kelebekleri Annemin adını yazdığım kuş uçtu kalbimin ucundan o sabah küçüldü çoğalan kanatlarında utangaç çiçekleri emziren mavilik bir gökdolusu anne göründü her annenin serçe parmağından yeşil çocuk ırmakları akarken yalnız ağaçlar yürüdü ıssız ovalara kalbimi Bosnaya kadar büyüttüm içimde dünyanın çocuk ordusu endülüs ağıtçısı çocuk bendim ölen her çocuğun adı bende kalacak bakışları gül düşleri su Uyandıramadı oyuncaklı dünyayı çocukların kıyameti çığlık unutulmuş Kitabı okurken uyandık sessizliğe eklendi insanı ürperten ses sabrın keskin ucuna ulaştılar gelmedi mutlaka gelecek olan doğmadı inciden damlayan işaret yıldızı ay'dı ağlayan yerinden vurulan Martılaşan denizin billûr sularından endülüs'ün hiç yaşamamış çocukları yola çıktılar kılıç çıkarır gibi kından kurtarmak için Kurtuba'nın ilk kardeşlerini yankılandı mahşerin endülüsçesi aramalıyız bütün zamanları tanıyan sesi Çocukları küçücük kurşunla mı vururlar anne bu söz bütün sevinçlerimin hançeridir kartopu oynarken vurulan bendim kundaklara sarın beni doğacakların yerine büyütün ikram edersiniz bana olgun acıların hepsini yüzünüz dolunaydan görünür efendim Bosna acılar acısı çocuk resimleri öldürülen bebekler bile sürgün seyrediyorsunuz şakacıktanmış gibi tarihin som altın direğini kıran bu oyunu tekrarı olmasın bu tufanın ancak sıra çocuklarınıza geldiği gün ölüm yorgunu boşnak bir çocuk sevmeyi öğretecek celladına gülümseyerek Ilık yağmurlar güneşten yağdığında hiç söylenmemiş şarkılar söylemek için kalbimi bırakacağım mühürler kazınmış kalbimi acılarını saklayacağım susuz kuyularda çocuk yüzlü rüzgârlar esecek bosna'nın göklerinde çocuklarım uçurtma büyüteceğim yankısını unutulmuş sularda sevginin ışıktan eli geri getirecek öksüz drina ırmağına köprüsünü annemin adını yazdığım kuşun kanadı değince yanağına çocukların Adın zambaklardan geçerken dirilecek bosna ankası'nın gözlerinden düşlerimde yıkanmış zafer yıldızın içimdeki karanfillerin baharında öperek uyandıracak çocukları anneler sesleri ulaştığı gün masallara bir nehrin ilk aktığı günün sevincini bağışlayacağım size kalbim çığlıklarınızdan duaya dönüşecek BOSNALI ÇOCUKLARA NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ (!) 32 aydır dünyanın seyrettiği bir çılgınlığın tanıklarıyız. Bu savaşta en büyük yarayı çocuklar aldı. Afrika'da, Filistin'de, Afganistan'da, Irak'ta, Somali'de, Azerbaycan'da yaşanan çocuk ihlâllerine aynı şekilde duyarsız kalınmıştır. İnsan Hakları Beyannamesi ve Çocuk Hakları Sözleşmesi evrensellik adına dün olduğu gibi bu gün de batılı kurumların tekelindedir. Bir anlamda Kuveyt'te varolmayı, Bosna'da olmamayı başka türlü açıklama imkanımız olmazdı. Boşnak çocuklarının gözü, kalbi, böbreği çalınırken insan ve çocuk duyarlığını öne çıkaran kuruluşlar ne yaptı? sorusu boşlukta kalmıştır. Savaş mağduru onbinlerce çocuk ilgi bekliyor, ödül değil. Bosna-Hersek Hükümeti'nin yaklaşımını bilmiyoruz. Çocuk Vakfı olarak kamuoyundaki genel eğilimlerin doğrultusunda Bosnalı çocuklara Nobel Barış Ödülü'nün verilmesi ödül komitesinin inandırıcılığına gölge düşüreceği kanaatini taşıyoruz. Nobel Barış Ödülü Komitesi savaş süresince gündem oluşturan bir tutum oluşturmamıştır. Bu ödülü -eğer gerekiyorsa- Bosnalı kardeşleri için çırpınan çocuklar vermelidir. Aksi halde çağdaş bir Çocuk Hakları ihlali sözkonusu olabilir. Nobel Barış Ödülü'nün Bosnalı çocuklara verilmesi çabalarını batı'nın günah çıkarma hezeyanı olarak da değerlendirmek mümkündür. Timsahın gözyaşları karşısında Bosnalı çocuk celladından çiçek almayı kabul eder mi? Yoksa acı bir gülümseme ile bunu red mi eder? Yaşayarak göreceğiz |
||||